|
MOTİVASYON SEKTÖRÜNÜN ÖNLENEMEZ
YÜKSELİŞİ!
Son yıllarda Amerikan şirketleri, gerek
çalışanlarının, gerekse müşterilerinin gözünde 'en iyi' olabilmek
için çaba harcıyorlar.
Bunu gerçekleştirebilmek ise, çalışanların başarılarını ödüllendirmek
ve müşterilerin hafızalarına olumlu bir konumda yerleşebilmekle
mümkün... İşte bu nedenle şirketler, motivasyon için ayırdıkları
bütçe payını her geçen gün artırıyorlar. Bu artış, henüz
oldukça yeni olan 'incentive' sektörünün, yerini iyice sağlamlaştırmasını
sağladı. Öyle ki sektörün toplam hacmi yaklaşık 27 milyar dolara
ulaştı...
Amaç, hangi sektörden olursa olsun tüm firmalar için ortak:
tüketici, çalışan ya da distribütör
kanallarını motive etmek...
Geçtiğimiz yıl bu konuyla ilgili yapılan bir araştırma sonucunda
ortaya çıkan bulgular oldukça ilginç bir tablo oluşturuyor. Bu
araştırma, aynı zamanda 1996 yılında yapılan ve 'incentive' pazarının
büyüklüğünü ölçen araştırmanın da devamı niteliğinde...
Elde edilen sonuçlara göre, 1996 yılında, Amerikan şirketlerinin
yalnızca dörtte biri (%26) nakit ödül dışındaki motivasyon yöntemlerini
kullanıyordu. Yıllık harcamalar ise 22.8 milyar dolar seviyesindeydi.
2000 yılına gelindiğinde ise, ABD’de bulunan 10 milyon şirketin
neredeyse üçte biri (%32) nakit ödüllendirme dışındaki motivasyon
araçlarından yararlanarak, seyahat ve eşya ödüllerine 26.9 milyar
dolar ayırdı.
Bu araştırmanın sponsorlarından biri olan SITE başkanı Carolyn
Dow, pazar payının bu ölçüde artmış olmasını 'cesaretlendirici'
olarak yorumluyor ve şöyle devam ediyor: ‘Bu sonuç, eğitim ve
bilinçlendirme programlarımızın fayda sağladığını gösteriyor.’
Seyahat ödüllendirmelerinde harcamalar 1996’da 8.4 milyar
dolarken, 2000 yılında 9.8 milyar dolara ulaştı. 'Satış teşviki'
için planlanan programlar, motivasyon seyahatleri kullanımında
en büyük paya sahip oldu. Bu programlar seyahat bütçesi harcamalarının
%48’ini oluşturuyor. (2000 yılında 4.7 milyar dolar.) Distribütörlerin
teşviki için planlanan programlar ise 2000 yılında 4 milyar dolarlık
harcama ve %41’lik bir payla ikinci sırada yer aldı. Satıştan
sorumlu olmayan çalışanlar için hazırlanan programlar ise seyahat
harcamalarının geriye kalan %11’lik bölümünü oluşturuyor. (Geçtiğimiz
yıl pazarın bu bölümünde 1.1 milyar dolar harcandı.)
‘Nakit kraldır’ felsefesi, kullanım sıralamasında eşya ödülünün
%71 ile ilk sıraya yerleşmesiyle sonunda bozuldu. (Nakit ödüllendirme
%69'lık bir oranla ikinci sıraya geriledi.) Grup seyahat programlarının
oranı %29’dan %42’ye yükseldi ve bireysel seyahatlerin payı %38’den
%47’ye çıkarak sıralamadaki yerini aldı. Hediye çeki kullanımına
gelince; seyahat ödüllerinin kıl payı farkla eşya ödüllerinden
daha popüler olduğu ortaya çıktı. (Sırasıyla %35 ve %32.)
Büyük şirketler kullanıyor...
'Incentive' kullanımı şirketlerin boyutlarıyla doğru orantılı
olarak artıyor. Öyle ki bin kişiden fazla çalışanı olan şirketlerin
çoğunluğu (%53) artık eşya veya seyahat ödüllerini motivasyon
aracı olarak kullanıyorlar. (1996 yılında bu oran %38’di.)
Nakit dışındaki motivasyon araçları kullanımında imalat şirketleri
ilk sırada yer alıyor. 5 ile 19 kişi arasında eleman çalıştıran
küçük şirketlere bakıldığında ise bu şirketlerin sadece beşte
birinin motivasyon araçlarından faydalandığı göze çarpıyor.
SITE başkan yardımcısı Jill Harrington sonuçları şöyle yorumluyor:
“En fazla çalışan sayısına sahip olan şirketlerin 'incentive'
programlarının en yoğun kullanıcıları olmaları hiç şaşırtıcı değil;
fakat bu sonuçlar, sektör profesyonelleri için devam eden bir
görevin altını çiziyor. Nakit dışındaki motivasyon araçlarını
henüz keşfetmemiş olan organizasyonlara gerekli eğitim ve desteği
sağlayabilirsek 'incentive' sektörü için inanılmaz bir fırsat
oluşur.”
Harrington’a göre yakın bir gelecekte 'incentive' sektörü
ve sundukları küçük ölçekli
şirketlere de ulaşıp, onlara da cazip gelmeye başlayacak. “Bireysel
seyahat ve seyahat hediye çekleri gibi küçük organizasyonlara
uygun olan yaratıcı ve esnek ödüllendirme olanaklarını geliştirmeye
devam edersek, Amerikan şirketlerinin %98’ini oluşturan bu organizasyonların
da motivasyon araçlarını daha sık kullandığını göreceğiz.”
Araştırmada, ABD 'incentive' pazarının boyut ve kapsamının
incelenmesinin yanısıra,
bu araçların hedeflerine ulaşmada ne kadar etkili oldukları da
sorgulandı.
Satış veya pazarlama hedeflerine ulaşabilmek için en etkili
motivasyon aracı günlük ofis rutinine ara vermek gibi gözüküyor.
Tabii nakit ödüllendirmeden sonra... Nakit halen ilk sırada yer
alıyor ve çalışanların %76’sı hedeflerine ulaşmak için nakit ödülünü
‘son derece’ veya ‘çok’ etkili bir araç olarak tanımlıyorlar.
Bunu takiben, çalışmaya ara vermek %59, bireysel seyahat %58,
ve grup seyahati %49'lık oranlarıyla sıralamadaki yerlerini alıyorlar.
Satış dışındaki hedeflerin gerçekleştirilmesinde de çalışmaya
ara vermek, %61'lik bir oranla, nakit ödüllendirmenin (%71) hemen
ardından ikinci en etkili yöntem olarak geliyor. Çalışanların
yarısından fazlası (%53) bireysel seyahatin 'son derece' veya
'çok' etkili bir motivasyon aracı olduğunu söylüyor.
Sektördeki Sorunlar:
Nakit dışında herhangi bir motivasyon aracı kullanmayan şirket
yöneticilerinin en çok öne sürdükleri sebep maliyet endişesiydi.
Yöneticilerin neredeyse yarısı (%48) seyahat veya eşya ödülü kullanmama
sebebi olarak bu sorunu dile getirdiler. Soruları cevaplayanların
dörtte biri ise, 'incentive' programını katılan herkes için adil
yapamayacakları endişesini bildirdiler. Buna ek olarak, 'ortaya
çıkacak sonuçlar ile ilgili şüphe' ve 'uygun ödül seçenekleri ve motivasyon
yöntemleri konusunda yetersiz bilgi' de diğer endişe sebepleri
olarak öne çıktı.
‘Maliyet, seyahat ve eşya ödülü programlarını kullanmayan
organizasyonlar için hala en büyük endişe konumunda’ diyor Harrington
ve ekliyor; “Endüstri profesyonellerini, potansiyel kullanıcılara,
incentive planlamasının pazarlama stratejilerinin etkili bir parçası
olduğunu göstermeye davet ediyoruz”
Kaynak / Source: INSITE
|