‘Tapas’ hem İspanyol
mutfağının ayrılmaz bir parçasıdır, hem de İspanyol
yaşam tarzının mutfakla ilgili yansımasıdır. ‘Tapas’lar
ağız sulandırıcı tatlar içeren binden fazla sıcak ve
soğuk mezeden oluşur. İspanyol sosyal yaşamının içme,
yeme, toplanma ve eğlenme fonksiyonlarının tümünü yerine
getiren bu samimi tören, rakının çok çeşitli mezelerle
birlikte sunulduğu Türk rakı sofrasına çok benzer. İspanya'da
içecekler genellikle şeri, kırmızı şarap, sangria veya
biradan oluşur. ‘Tapas’lar geleneksel peleon (yıllanmamış
ve ucuz) ya da reserva (olgun meşe varilde dinlendirilmiş)
yerel şaraplar eşliğinde sunulur ve midenize zarar vermeden
içki ve meze almanın tek yoludur.
Tapeo
veya tapas-bar genç ve yaşlı insanların bir araya gelebilmelerini
sağlar. Mutlu, gürültülü ve besleyici bir coşkunluk
atmosferi oluşturur. Bu belki de İspanya'nın en popüler
sporudur. Geleneksel Türk kültürüne benzer bir şekilde,
İspanya'da da evde eğlence pek yaygın değildir. Bu nedenle
‘tapas’ barları özellikle kırsal alanlarda sosyal merkezler
olarak işlev yapar. Akşam paseo'su veya amaçsız bir
gezinti genellikle tapas barlarda son bulur.
Bu
efsanevi bar yemeğinin vatanı Andalusia'dır ama bütün
ülkeye yayılıp, mükemmel yerel çeşitliliklerle zenginleşmiştir.
Tapas barlar çok şık mekanlardan, birkaç düzine yemek
çeşidinin çatılardan asılan kurutulmuş jambonlar altında
sunulduğu ve menülerin dev kara tahtalara yazıldığı
mahalle mekanlarına kadar değişiklik gösterebilir. ‘Tapas’
menüsü iç pencere veya ayna üzerine beyaz renkte de
yazılabilir.
Bölgesel
farklılıklar sadece yemek çeşitlerini değil, aynı zamanda
bunların yenilme şekillerini de etkilemektedir. Bask
bölgesinde ve kuzey İspanya'da insanlar her uğrakta
şarap veya bira eşliğinde birkaç ‘tapas’ alırlar ve
asıl yemek genellikle evde yenir. Tapas barların çoğu
büyük lokantaların eki durumdadır. Güneyde ise Andalusia'lılar
‘tapas’ları yemeğe dönüştürürler ve masalarda otururlar.
Yemek konusunda Bask bölgesi karmaşık soslardan oluşur
ve genellikle ekmekle servis yapılır. Andalusia yemekleri
ise daha basittir ve taze deniz yiyecekleriyle çevrelenir.
İspanyolların
çok hoşlandıkları bir sohbet konusu da ‘tapas’ların
çıkış kaynağı hakkında tartışmaktır. Bir öyküye göre
13. yüzyıl Kastilya kralı Alfonso X El Sabio hastalanmış
ve sağlığı açısından günde birkaç küçük yemeği şarapla
birlikte alması doktoru tarafından tavsiye edilmiş.
İyileştikten sonra ülkedeki bütün lokantalarda yemeğin
şarapla birlikte servis yapılmasını emretmiş. Cervantes
de 17. yüzyıl klasik romanı olan Don Kişot'ta açlık
veya susuzluk uyandırıcı lezzetli lokmalardan veya "büyülerden"
söz eder. Bazıları ise ‘tapas’ların çiftçi ve işçilerin,
ancak "siesta" sırasında sindirilebilen uzun
ve ağır yemekler için ara vermek zorunda kalmadan gün
boyu çalışırken yedikleri mezeler olduklarını söylemektedir.
-Bir parça içki morallerini yüksek tutuyordu ve kışın
içlerini ısıtıyordu.-
Ama
en yaygın olarak kabul gören kuram şudur: ‘Tapas’lar
19. yüzyılda Andalusia'da başlamıştır. O dönemde kokuyu
şarap kadehi içerisinde tutup, sinekleri uzaklaştırmak
için kadehlerin üzerine küçük tabaklar konuyordu. Böylece
bazı zeki pazarlamacılar bu tabaklar üzerinde bulunan
ücretsiz mezelerin satışları artıracağını akıl etti.
Bu ‘tapas’lar veya "bardak kapakları" şimdilerde
tabii ki ücretsiz değil. Porsiyonlar eskiye oranla daha
büyük ve çoğunlukla ödemeniz gerekiyor. Bazıları bu
değişikliği üzüntüyle karşılıyor ama fiyatlar oldukça
makul ve servis de cömert olduğundan, bol yemek pek
de pahalıya gelmiyor.
Bazı
tipik ‘tapas’ çeşitleri şunlardır; "chacina variada"
(yağlı kağıt üzerinde servis yapılan kurutulmuş jambon
ve sosisler), peynir dilimleri, tatlı, acı chorizo (sezonluk
domuz sosisi), tortilla (patates omleti), "papas
alina" (zeytin yağlı patates, sirke, soğan, ton
balığı ve maydanoz), "alcachofas en su salsa"
(şeri sosu içinde enginar, zeytin yağı, taze soğan,
sarmısak, maydanoz ve ekmek parçaları), "gambas"
(karides), "puntillitas" (sarmısak, maydanoz
ve bol tuzlu zeytin yağı ile pişirilen küçük kalamar),
sıcak soslu salyangoz, yavru yılan balığı, bıldırcın
yahnisi, işkembe yahnisi, sarmısaklı mantar ve Fas'tan
esinlenilen ve böreğe çok benzeyen "pastela"
(tavuk, fındık ve kuru üzüm dolu fillo.) Bu listesinin
sonu gelmez ve her bölge, şehir ve barın kendi spesiyaliteleri
vardır.