Radisson SAS
Ceylan Inter-Continental
Ist.'daki Residence'lar
Dubai Int. Airport
Lufthansa
Austrian Airlines
Alitalia
Malta
Meleklerin İçkisi
Tapas
İş Seyahatleri Tarihi
Euro
Jet Lag
Fotoğraf Çekme Sanatı

MELEKLERİN İÇKİSİ KONYAK  

                                  
Emerging from the darkness of the cellar

It is as beautiful as the rising sun
At the heart of the crystal tulip
It whirls like a dervish

                               Emergeant de la nuit des chais
                    
          İl est beau comme un soleil levant
                               Au coeur de la tulipe cristalline
                               Ou, derviche, il tournoie. 
                                                           Mahzenlerin karanlığından doğarken
                                                           Ağaran bir gün kadar güzel
                                                           Kristal lalenin kalbinde
                                                           Dönüp durmakta bir derviş gibi.




Keyifle yenmiş bir akşam yemeğinin sonunda, doygunluğun verdiği rehavetle birlikte bir "digestif" (hazım kolaylaştırıcı) alma vaktinin geldiğini fark ederiz. Kahve-konyak zamanıdır...

Kırmızı altın rengindeki o eşsiz, sıvının rayihası bizi sarmalarken, ilk yudumla birlikte yeniden canlandığımızı hisseder, kendimizi koyu bir sohbetin akışına bırakırız.Konyak, Fransa’nın güney batısındaki Charentes ırmağının kenarında, Rönesans döneminin en önemli hükümdarlarından Fransa kralı I. François'nın doğduğu küçük bir şehirden alır adını...XI. yüzyılda tuz depoları ile ünlenen şehir, XII. yüzyıldan itibaren yörede gelişen üzüm bağları ile birlikte, şarap üretiminde de önem kazanır. Sonraları, üretilen şaraplar, Hollanda gemileri ile İngiltere, Fransa ve İskandinav ülkelerine ihraç edilecektir. Hollandalı gemiciler, uzun yolculukları sırasında şarap kalitesinin bozulma tehlikesiyle karşılaşınca, bir tür tek aşamalı damıtım işlemi gerçekleştirerek,    bugünkü " Brandy"nin atası olan " Brandewijn"i üretirler. Bunu Cognac’lı şarap üreticilerinin çift aşamalı damıtım sistemini geliştirmeleri izler. Meşe fıçılarda muhafaza edildiğinden, uzun yolculuklara dayanıklı ve konsantre olması nedeniyle de ekonomik olan bir "eau de vie" (hayat suyu) üretimine başlarlar. Melekleri ve insanları sevindiren mutlu bir tesadüf!..Amaç, bu saf içkinin ihraç edildiği ülkeye olan yolculuğu sırasında kalitesinin bozulmaması ve ülkeye varışından hemen sonra da sulandırılarak tüketime sunulmasıdır. Yolculukta geçen sürenin ve içkinin, içinde bulunduğu meşe fıçıyla temasının etkisiyle, "eau de vie" farklı bir tat kazanır... Bunun tesadüfen farkedilmesiyle de, "Konyak" yepyeni bir içki olarak doğar. Konyak, beyaz üzümden elde edilmektedir. Elbette herhangi bir beyaz üzüm çeşidinden değil! Konyak, sadece bölgesinin kendine has toprağında, havasında, suyunda yetişen bağ üzümlerinden üretiliyor. Bu noktada akla şu soru geliyor; konyak tek tip midir, her konyağın tadı aynı mıdır?Hayır...Cognac bölgesi, altı alt bölgeye bölünmüş ve bu bölünme 1 Mayıs 1909 yılında  yayımlanan bir kararname ile tescil edilmiş. Her alt bölgenin kendine ait özellikleri var. Bunlardan ilk ikisi Grande Champagne ve Petite Champagne adlarını taşıyor. Bu bölgelerin bağlarından elde edilen "eau de vie"ler ancak uzun bir bekleme sonucu olgunlaşıyor ve konyağın iyisini elde etmek isteyen mahzen sahiplerinin mutlaka ürünlerinde bunları kullanmaları gerekiyor...Fine Champagne ibaresini taşıyacak konyaklar, en az %50 Grande Champagne "eau de vie"si içermek zorunda. Diğer bölgelerdeki bağlardan elde edilen "eau de vie"ler, farklı tatlar içermekle birlikte, daha kısa zamanda olgunlaşma özelliğine de sahipler. Mahzen sahibi, diğer bir deyimle marka sahibi,  bu çeşitli özelliklere sahip "eau de vie"leri istediği oranda karıştırarak farklı tatlar elde edebiliyor. Her konyak markasının kendine özgü tadı, işte bu farklı karışımların sonucu...Koyu sohbetlerimizin çeşnisini artıran meleklerin içkisi, zahmetli ve bilinçli bir çalışmanın ürünü olduğu kadar, aynı zamanda bir sevgi ürünü... Mahzen sahibi, konyağını üretirken, damıtım işleminden hemen sonra elde edilen "eau de vie"leri satın alıyor. Olgunlaşmalarını takip ediyor, gerekiyorsa bir fıçıdan diğerine aktarıyor ya da mahzen değiştiriyor. Bütün bu işlemlerin sonucunda, farklı yaşlardaki farklı bağlardan elde edilen ve farklı kişilikler taşıyan "eau de vie"lerin  birleşmesiyle kendi konyağını yaratıyor. Bir sonraki yazımızda konyağın nasıl eskitildiğini, fıçı özelliklerini, çeşitli markaları ve konyak içerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini aktarmaya çalışacağız.
 

+++++