Güle
güle gidin , güle güle gelin!
Çıktığımız seyahatler, ister iş, isterse dinlenme
amaçlı olsun zamanımız hep kısıtlı... Bu yüzden
de, sınırlı olan bu süreyi en verimli şekilde değerlendirmek büyük önem taşıyor.
O seyahat için yapmayı planladığımız şeylerin önüne
çıkan her engel ise sinirlerimizi bozup, güzel bir
seyahati bir anda kabusa dönüştürebiliyor.
Seyahatlerimiz esnasında yaşayacağımız sağlık problemleri
en korkutucu engellerden biri... Düşünün; çok önemli
bir toplantıya katılmak için binlerce, belki onbinlerce
kilometre yolculuk yapıyorsunuz, o toplantıda bulunmak
tüm kariyeriniz için bir dönüm noktası olacak ve
bunun için hatırı sayılır bir masraftan da kaçınmıyorsunuz
ve sonuçta gezinizi otelinizin odasında, daha da
kötüsü hastanede tamamlıyorsunuz. Bu, hiç kimsenin
yaşamayı arzulayacağı bir senaryo olmasa gerek!..
Tabii ki, çıkacağınız seyahatler öncesi alacağınız
bilinçli önlemlerle bu riski en alt düzeye indirmek
mümkün. Özellikle çok sık seyahat etmek zorunda
olan iş adamları için hayati önemdeki sağlık problemleriyle
karşılaşmamak ya da çıkabilecek problemlere hazırlıklı
olabilmek açısından bu konuyu detaylarıyla incelemekte
yarar var:
Yolculuk Öncesi Plan
Yolculuğa başlamadan önce sağlıklı olduğunuzdan
emin olun. Eğer uzun bir yolculuğa çıkıyorsanız
dişlerinizin de sağlıklı olduğundan emin olmanız
çok önemli. Gözlük veya kontakt lens
kullanıyorsanız yanınızda yedeğini bulundurmayı
sakın unutmayın ve reçetenizi de mutlaka yanınıza
alın.
Eğer özel bir tedavi görüyorsanız, gittiğiniz yerlerde
bulamayacağınızı göz önüne alarak, kullandığınız
ilaçlardan yanınızda yeterince bulundurmayı ihmal
etmeyin. Reçetenizi ve kullandığınız ilaçların prospektüslerini
de yanınızda bulundurmanız akıllıca olacak. Prospektüs,
ilacınızın gittiğiniz yerde bulunamaması durumunda,
ilacınızın yerini kolayca alabilmesini sağlayacak
başka bir ilacı alabilmek için -eğer varsa ve gerekiyorsa!..-
gerekli olabilir. Reçete ise
ilaçlarınızı sağlık problemlerinizden dolayı yasal olarak taşıdığınızı kanıtlamak
için ve bittiğinde kolayca temin edebilmek için
gerekli.
Sağlık Sigortosı
Seyahat sigortası yaptırmak, hırsızlık, kayıp eşya
ve sağlık problemlerini karşılaması açısından çok
akıllıca bir davranış... Seyahat acentenizin de önereceği gibi, çok çeşitli ve
geniş kapsamlı sigorta poliçeleri bulunuyor. Sigorta
firmaları, yüksek ya da düşük sağlık gider seçenekli
poliçeler sunuyorlar, bunlardan kendiniz için uygun
olduğunu düşündüğünüz birini seçmek mümkün.
Bazı sigorta poliçeleri tehlikeli olarak
nitelendirdiği aktiviteleri (dalış, motosiklet ve
hatta bazen trekking)
özellikle anlaşma dışında tutuyorlar. Eğer seyahat
ajandanızda bu aktiviteler yer alıyorsa, bu türdeki
poliçeleri göz önüne almamanız gerekiyor.
Herhangi bir sağlık problemi masrafını peşin olarak
ödeyip daha sonra bunu sigortadan talep etmek yerine,
doktorlara ya da hastaneye direkt ödeme yapan bir
sigorta şirketini tercih etmek de elinizde. Eğer
daha sonra talepte bulunacağınız bir anlaşma yaptıysanız
gereken tüm belgelerinizin elinizde olduğundan emin
olun.
Sigorta şirketinizin ambulans ve acil uçuş
masraflarını kapsayıp kapsamadığını kontrol etmeyi
de sakın unutmayın.
Sağlık
Çantası
Küçük, kullanışlı bir “sağlık çantası”nı yanınızda
bulundurmanızı tavsiye ediyoruz. Çantada bulunması
gerekenler:
• Aspirin veya
paracetamol (Amerika’da acetaminophen) ağrı ve ateşlenmeler
için.
• Antihistaminler
(örn:Benadryl) Soğuk algınlıkları ve alerjiyi, sinek
veya arı ısırıklarının
neden olduğu kaşıntıları
geçiren ve bazı felç hastalıklarını önlemeye yardımcı
olan ilaçlardır. Eczanelerde çeşitli antihistaminler
bulunur, ama yan etkileri vardır. ( örn; ilacın
uyku hali yaratması gibi). Bu durumda, almadan önce
doktorunuza veya eczacınıza danışmanız en iyisi...
Antihistaminler yatıştırıcı özelliğe de sahiptirler
ve alkolle kullanıldığında yan etkiler gösterebilirler,
bu nedenle kullanılırken dikkatli olunması gerektiğini
unutmayın.
• Antibiyotikler
– Sürekli seyahat ediyorsanız yanınızda bulundurmanız
çok faydalı, ama bu ilaçlar size doktor tarafından
verilmeli ve reçetesini yanınızda taşımalısınız.
• Lopedramide
(örn: Imodium) veya ishal için Lomotil; mide bulantısı
ve kusma için prochlorperazine (örn: Stemetil) veya
metaclopramide (örn: Maxalon).
• Rehydration
karışımı – Şiddetli ishal tehlikeleri için; bu özellikle
çocuklarla seyahat ederken çok önemli.
• Povidone – iodine gibi antiseptikler (örn: Betadine)
– Kesikler ve sıyrıklar için.
• Multivitaminler – Özellikle uzun yolculuklarda
günlük besinlerden alınan vitamin yetersiz kaldığında
çok gereklidir.
• Calamine losyonu veya aliminyum sulphate spreyi
(örn: Stingose sprey) – Sinek ısırıkları ve arı
sokmalarına karşı kullanabilirsiniz.
• Bandajlar ve yara bantları – Küçük yaralanmalar
için çok gereklidir.
• Makas, cımbız, derece (Civalı derecelerin havayollarınca
yasaklandığını unutmayın)
• Haşere kovucu, dudak kremi, nemlendirici krem,
su arındırma tabletleri.
• Soğuk algınlığı ve grip tabletleri ve boğaz pastili.
Pseudoephedrine hydrochloride(örn: Sudafed) – Grip
hastası olan kişinin uçuş sırasında kulaklarının
zarar görmemesi açısından yararlıdır.
• Her ihtimale karşı gittiğiniz ülkede tıbbi hijyen
problemleri yaşanıyorsa ve iğne olmanız ihtimali
göz önünde bulundurularak birkaç adet şırınga ve
iğne yanınıza almalısınız.
Doktorunuzdan bu ilaçların neden verildiğini açıklayan
bir not yazmasını rica edin.
Aşı
Genellikle gelişmiş
ülkelere giderken, aşı olarak bağışıklık
sistemini güçlendirmeye gerek duyulmaz ama farklı
yaşam koşullarındaki ülkelere giderken dikkatli
davranmanın önemi artar. Özellikle çocuk ve hamile
yolcular için hastalık kapmanın çok daha riskli
olduğunu unutmamak gerekir.
Yolculuğa çıkmadan önce aşılarınızı olmak için zaman
ayırın: Bazı aşılar ilk iğneden sonra yan etkilere
karşı tedavi gerektirebilir ve yine bazı aşılar
birlikte kullanılmamalıdır. Sağlıkla ilgili tedavi
seçeneklerini yolculuğa çıkmadan en az 6 hafta önce
araştırmaya başlamanız önerilmektedir.
Doktorunuz ya da Sağlık Bakanlığı tarafından uygun
bulunan ve yaptırdığınız bütün aşıları bir “Uluslararası
Sağlık Sertifikası”na kaydedin.
Bunların yanında, ihtiyaçlarınızı doktorunuza danışın,
olmanız gereken aşılar aşağıdaki hastalıkları kapsamalı
unutmayın:
Kolera
Zayıf bir koruma sağlamasına rağmen, kolera aşısı
olmak (özellikle Afrika yolcuları için) akıllıca
bir hareket olur. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ve ülkelerin
sağlık kuruluşları kolera aşısının sağlık için şart
olduğunu belirtmelerine karşın, seyahat eden yolculardan
aşı sertifikası isteyen görevli sayısı oldukça az. Afrika’da
seyahate aşırı meraklı bazı insanlar, aşı olmadan
sağlık merkezlerinden ya da doktordan sertifika
alabiliyorlar.
Hepatit A
Sizi haftalarca yatağa bağlayan, özellikle
yolculuklarda ortaya çıkan ishalden sonra gelen,
en bilinen hastalıktır. Havrix, yapıldıktan sonra
uzun yıllar (en az 10 yıl) koruma sağlayan bir aşıdır.
Aşı yapıldıktan sonra 6 aydan 12 aya kadar olan
sürede gözetim altında bulunmak gerekir. Gamma globulin
bir aşı değil, kandan elde edilen bir koruyucudur.
Yolculuğa çıkmadan kısa bir süre önce uygulanmalıdır
çünkü verilen doza bağlı olarak 2 ay ile 6 ay arasında koruma sağlar
.Hepatit B
Bu hastalık kan ya da seks yoluyla bulaşır.
Bu hastalığı taşıyan birçok insanın olduğu, kan
naklinin uygunsuzluğunun saklandığı veya seksüel
ilişkinin mümkün olabileceği yerlere seyahate gitmeyi
düşünen kişiler Hepatit B aşısını göz önünde bulundurmalıdır.
Bu aşı 3 iğneden oluşur, en çabuk şekilde 3 haftada
tamamlanır ve 12 ay gözetim süresi vardır.
Japon B Encephalitis
>Sivrisineklerin bulaştırdığı bu hastalık
seyahat eden yolcular için çok fazla riskli değildir.
Asya’da görülen bir hastalıktır. Eğer bu hastalık
riskinin olduğu yerde bir ay
ya da daha uzun kalmayı düşünüyorsanız veya
gideceğiniz zaman salgın hastalığın olduğu zamana
denk geliyorsa aşı olmayı düşünmelisiniz.
30 günde 3 iğneyi kapsayan bir aşıdır. Bu aşı çok
pahalıdır ve ciddi alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır.
Bu nedenle bu aşıyı olmaya karar vermek için bu
hastalığa yakalanma riski önemle dikkate alınmalıdır.
Meninogococcal Meningitis
Sağlıklı insanlar soğuk algınlığı gibi bulaşan bu
hastalığa yakalanıyor ve birkaç saat içinde ölüyorlar.
Bu hastalığın birçok taşıyıcısı olduğu gibi Asya,
Afrika, Hindistan ve Güney Amerika’nın belirli bölgelerine
yolculuk edecek olanlar için bu aşı önerilir. Bu
aşı aynı zamanda Suudi Arabistan’ın girişinde tüm
Hac yolcularına da uygulanmalıdır. Sadece bir tek
iğne ile 3 yıllık iyi bir koruma sağlanabilmektedir.
2 yaşın altındaki çocuklara uygulanmamalıdır çünkü
onların bağışıklıkları bu aşı sonrası da gerekli
tepkiyi vermez.
Çocuk Felci
Çocuk felci ciddi ve kolay bulaşan bir hastalıktır
ve hala birçok gelişmiş ülkede yaygındır. Herkes
gününde bu aşıyı olmalıdır. Her on yılda bir bağışıklığın
devam etmesi için aşıyı yenilemek gerekmektedir.
Kuduz
Kuduzun görüldüğü ülkelerde bir aydan fazla
kalacak olanlara; özellikle motosikletçilere, hayvancılıkla
veya mağaracılıkla uğraşanlara, yabancı yerlere
sık seyahat eden insanlara ya da hiç ısırılma raporu
olmayan çocuklara bu aşının yapılması gereklidir.
Seyahat öncesi kuduz aşısının 21 ile 28 gün arasında
3 aşaması vardır. Bu aşıyı olmuş birisi bir hayvan
tarafından ısırılır ya da hafif yara alırsa aşının
iki adet gözetim iğnesi yapılmalıdır. Aşı olmamış
insanlarda ise bu sayı yükselir.
Tetanoz & Difteri
Tetanoz ve difteri öldürücü özelliğe sahip
hastalıklardır. Herkes bu aşıları olmalıdır. İlk
3 aşılık period sonrası 10 yılda bir kontrol aşısı
olunmalıdır.
Tüberküloz
Seyahat edenler için çok düşük riskli bir hastalıktır. Asya, Afrika, Amerika’nın bazı kesimleri
ve Pasifik’in bazı riskli bölgelerinde yerli insanlarla
iç içe yaşayan insanlar için belki daha risklidir.
Sağlıklı yetişkinler hastalığın belirtilerini göstermiyorlar
başlangıçta ve bu nedenle seyahat öncesinde ve sonrasında
deri testi yaptırarak hastalığın olup olmadığını
ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bu bölgelerde 3
ay ya da daha fazla yaşayan çocuklara bu aşı yapılmalıdır.
Tifo
Hijyenin olmadığı yerlerde bu yaptırılması
gereken çok önemli bir aşıdır. Bu ilaç hem iğne
hem de ağızdan alınan hap şeklinde kullanılabilir.
Sarılık
Sarılık aşısı günümüzde birçok ülke girişinde
yasal ihtiyaç olarak görülen tek aşıdır. Sadece;
sarılığın bulaşıcı olduğu bir bölgeden geliniyorsa
uygulanması zorunludur ve hastalığın yaygın olduğu
Afrika ve Güney Amerika gibi bölgelerde tavsiye
edilir. Koruma özelliğini 10 yıl boyunca korur.
Bu aşıyı olmak için özel sarılık aşısı yapılan merkezlere
gitmek gerekir. Hamilelik sırasında bu aşı risk
teşkil edebilir ama eğer hastalık riskinin yüksek
olduğu bir yere gitmek zorundaysanız bu aşıyı olmanız
tavsiye edilir. Yumurtaya alerjisi olan insanlar
bu aşıyı kesinlikle olamazlar. Böyle durumları doktorunuza
danışmalısınız.
Sıtma
Sıtma hastalığının ilaçları bu hastalığı
engellemiyor sadece sıtma hastalığına neden olan
mikropların çoğalmasını durduruyor ve hastalığın
ilerleyip öldürücü boyuta gelmesini engelliyor.
Sıtma hastalığının sivrisineklerden bulaştığı ve
bu nedenle seyahat edilecek yer hakkında bilgi edinilmesi
gerektiği unutulmamalı.
Kullanılacak olan ilacın etkileri sizin daha önceleri
çocukken, yetişkinken ya da hamileyken geçirdiğiniz
hastalıklara bağlıdır. Sıtma hastalığının büyük
risk oluşturduğu bilinen bölgelere gidecek olan
yolcular, hastalığın belirmesi ihtimaline karşılık
yanlarında yeterli dozda ilaç bulundurmalıdır.
Sağlıklı Kalmak İçin
Seyahatler esnasında yiyecek içeceklere dikkat etmek,
en önemli kural. Mide bozulması seyahatlerde en
çok rastlanılan sağlık problem olarak karşımıza
çıkıyor. (İki haftalık seyahate çıkan insanların
deneyimlerine göre
%30 ile %50 arasında bu problemle karşılaşılıyor.)
Ama bu tip problemlerin büyük çoğunluğu hayati önem
taşımıyor. Ayrıca mide bozulması riskini çok fazla
kafanıza takmayın. Sonuçta yerel tatları denemenin,
seyahatlerin en güzel yönlerinden biri olduğunu
unutmayın.
Su ve İçecekler
Birinci kural; şüphede kaldığınız suyu ve -içindeki
buzu- içmeyiniz. Eğer suyun güvenilirliğinden şüpheniz
varsa her zaman en kötüsünü düşünün. Bazı yerlerde
şişelere musluk suyu doldurulabilir; kapağı ilk
sizin açtığınızdan emin olun. Saygın markaların
şişe suları ve diğer içecekleri genelde güvenlidir.
İçine su karıştırılmış olabileceğinden, açık meyve
sularına da dikkat edin. Pastorize olmayan süt,
şüphe uyandıran içecekler grubuna girer. Kaynatılmış
süt –hijyenik bir ortamda bulunduruluyorsa- sağlıklıdır
ve yoğurt her zaman yemek için uygundur. Çay ve
kahve kaynatıldığı sürece içilebilir. Dişlerinizi
fırçalarken de, musluk suyu yerine arıtılmış su
kullanmayı tercih edin.
Suyun Arıtılması
Suyu arıtmanın en basit yolu kaynatmaktır.
5 dakikalık etkin bir kaynatma yeterlidir, daha
düşük sıcaklıklarda mikropların tamamı ölmeyebilir.
Basit su filtreleri, tehlikeli organizmaların tamamını
yok edemez, eğer suyu kaynatmazsanız risklidir,
bunu aklınızdan çıkarmayın.
Bunların yanı sıra, klor tabletleri birçok hastalık
mikrobunu öldürür, ama öldüremediği birkaç mikrop
vardır.
İyot, suyu arıtmada çok etkilidir ve tablet olarak
bulunur. Ama fazlası zararlıdır ve gereğince hazırlanmalıdır.
Eğer iyot tableti bulamazsanız, %2’lik tentürdiyot
kullanabilirsiniz. 1 litre suya 4 damla tentürdiyot
istenilen sonucu verir. 20 – 30 dakika bekledikten
sonra su içilmeye hazır hale gelir.
Yemek
Eskiler der ki; “Eğer pişirebiliyorsan, kaynatabiliyorsan
veya kabuğunu soyabiliyorsan her şeyi yiyebilirsin,
yoksa unut gitsin!..”
Bu söz dikkate alındığında şunlara dikkat etmek
gerekiyor:
Salata ve meyveler arıtılmış suyla yıkanmalı veya
mümkünse kabukları soyulmalı. Tanınmış markalı bir
dondurma yenebilir, ancak geri kalmış ve gelişmekte
olan ülkelerde, sokak satıcılarından alınan dondurmalara
karşı dikkatli olun. Genellikle pişirilmiş yemek
en sağlıklısı ama soğumaya bırakıldığında veya tekrar
ısıtıldığında değil. Kabuklu deniz hayvanlarından
(örn. midye, istiridye, deniz tarağı) ve az pişirilen
etlerden uzak durmak gerekir. Kabuklu deniz hayvanlarının
buharda pişirilmeleri, güvenilir bir şekilde yenmelerini
sağlayan bir yol değildir.
Eğer yemek yemeyi düşündüğünüz yer, temiz ve iyi işleyen bir yer gibi görünüyorsa,
yiyeceğiniz yemek de büyük bir ihtimalle sağlıklıdır.
Genellikle, yerli ve yabancı müşteriyle dolu ve
sürekli sirkülasyonu olan restoranlar tercih edilmelidir,
boş restoranlar kafada soru işareti yaratırlar.
Beslenme
Yorucu ve yoğun bir seyahat programınız varsa, günlük
koşuşturmacalar içinde öğünleri atlıyorsanız, genellikle
besin değeri yüksek olmayan yiyeceklerle besleniyorsanız
ve/veya iştahınızı kaybettiyseniz; bir süre sonra
sağlığınızın bozulmaya başlayacağını ve güçten düşüp,
kilo kaybedeceğinizi söylemek için doktor olmak
gerekmez.
Unutmayın, sağlığınızı korumak için vücudunuza
gerekli olan besinleri almanız şart. Yumurta, tofu,
fasulye, mercimek, fındık ve fıstık protein alabileceğiniz
en sağlıklı yiyeceklerdir. Kabuğunu soyabildiğiniz
muz, portakal, mandalina gibi meyveler ise vitamin
depolamak için çok faydalıdır. Bol bol pirinç, tahıl
ve ekmek yemeye özen gösterin. Pişirilmiş yemek
güvenlidir ama, fazla pişirilen yemeğin besin değerini
kaybettiğini unutmayın. Eğer dengesiz veya yetersiz
besleniyorsanız, demir ve vitamin hapları almanız
doğru olacaktır. Sıcak iklimlerde yeteri kadar su
içtiğinizden emin olmanız da çok önemli. Su içmek
için susayana kadar beklemeyin. Tuvaletinizin gelmemesi
ya da çok koyu sarı idrar tehlike işaretidir. Uzun
yolculuklarda yanınızda her zaman bir şişe su taşıyın.
Aşırı terleme çok tuz kaybına yol açar ve bu nedenle
kramplar olabilir. Tuz tabletleri vücudun tuz gereksinimini
karşılamak için çok iyi bir fikir değildir, tuzun
fazla kullanılmadığı yemeklere biraz tuz ilave etmek
yeterli olur.
Hastalıklar ve Kazalar
Umarız hiç bu tip sorunlarla hiç karşılaşmazsınız.
Ama bu olasılıkları bilmekte de fayda var... Seyahat
esnasında karşılaşılabilecek potansiyel sağlık problemlerini
birkaç bölüm içinde değerlendirebiliriz:
Öncelikle yüksek sıcaklık, basınç veya hareketin
neden olduğu problemlerden söz edebiliriz. Daha
sonra yetersiz sağlık şartları, böcek ısırmaları,
arı sokması veya insan-hayvan ilişkilerinden kaynaklanan
rahatsızlıklar vardır. Basit kesikler
ve küçük yaralanmalar da problem yaratabilir
elbette.
Özellikle küçük problemlerde kendi kendimize teşhis
koyup, tedavi uygularız genelde. Ancak bu riskli
olabilir, bir uzmana başvurmak her zaman daha doğru
olur. Bir ilaç kullanmak gerektiğinde de uzman tavsiyesi
şarttır. Elçilik ve konsolosluklar tavsiye için
başvurulabilecek en iyi yerlerdir. 5 yıldızlı otellerden
de yardım alınabilir, ancak büyük bir ihtimalle
sizi 5 yıldızlı fiyatları olan bir doktora göndereceklerdir.
(Bu noktada sağlık sigortaları gerçekten işe yarar!..)
Bazı geri kalmış yörelerde sağlıkla ilgili konularda
seviye o kadar düşüktür ki, önemli rahatsızlıklarda
bir uçağa atlayıp tedavi için başka bir yere gitmek
daha akıllıca olur.
Güneş çarpması ve yanığı, isilik, aşırı yorgunluk,
yüksek ateş, mide bulantısı, mantar enfeksiyonları,
kramp, jet lag gibi rahatsızlıklar; kolera, diare,
difteri, hepatit A ve hepatit B, HIV / Aids, frengi,
belsoğukluğu, bağırsak kurdu, malarya, menenjit,
kuduz, tetanos, tüberküloz, sıtma, tifüs, sarılık
gibi hastalıklar; kesikler, küçük yaralanmalar,
arı, akrep, yılan, sinek, denizanası, tahtakurusu,
sülük ve kene gibi böcek ve hayvanların neden olduğu
sokma ve ısırıklar seyahatler esnasında dikkat edilmesi
gereken sağlık problemlerinden ilk akla gelenlerdir.
Kadın
Sağlığı
Jinekolojik Problemler
Vajinal problemlerin en büyük sebebi, seks yoluyla
bulaşan hastalıklar olarak karşımıza çıkar. Bu hastalıklar; koku salgılanması, cinsel ilişki sırasında duyulan acı, tuvalet yaparken
duyulan yanma gibi belirtiler gösterir. Bu hastalıklar,
partnerleri de tehdit eder. Hemen tedavi yoluna gidilmelidir.
Ayrıca; HIV, Hepatit B gibi hastalıkların da cinsel
ilişki yoluyla bulaşabildikleri unutulmamalıdır. Risk
taşıyan ilişkilerden uzak durmanın yanında, ilişki
sırasında prezervatif kullanmak en iyi korunma yoludur.
Antibiyotik kullanımı, sentetik iç çamaşırları,
aşırı terleme ve doğum kontrol hapları özellikle sıcak
iklimlerde seyahat ederken vajinal mantar enfeksiyonlarına
sebep olabilirler. Enfeksiyonlardan korunmak ve iyi
bir hijyen sağlamak için rahat, uygun kıyafetler ve
pamuklu iç çamaşırları kullanmakta fayda vardır.
Mantar enfeksiyonları hızlı yayılır, kaşıntılı
ve akıntılıdır; sirke, limon suyu veya yoğurt ilk
tedavi için önerilebilir. Mutlaka ilaç tedavisi yapılmalıdır.
Hamilelik
Hamilelik esnasında bazı yörelere seyahat edilmesi
risklidir. Çünkü, sarılık aşısında olduğu gibi, bazı
önemli hastalıkların aşıları hamile kadınlara
yapılamaz. Ayrıca sıtma gibi bazı hastalıklar
hamile kadınlar için çok daha tehlikelidir ve anne
karnındaki bebek için de büyük risk yaratırlar.
Hamile kadınların düşük yapmaları çoğunlukla
hamileliğin ilk ayında gerçekleşmektedir. Düşük, seyrek
görülen bir olay değildir ve şiddetli kanamalara yol
açar. Hamileliğin son üç ayı da iyi bir sağlık kontrolü
altında geçirilmelidir. 24 haftadan önce doğan bebek
sadece iyi ve modern bir hastanede yaşama şansına
sahip olabilir. Hamile kadınlar, gereksiz ilaç tedavilerinden
ve aşılardan uzak durmalıdırlar. Hamileler, hastalıklardan
korunmak için iyi bir diet ve beslenme programı uygulamalı,
özellikle alkol ve sigaradan uzak durmalıdır.