;




İŞ SEYAHATLERİNDE SAĞLIK...


Güle güle gidin , güle güle gelin!
Çıktığımız seyahatler, ister iş, isterse dinlenme amaçlı olsun zamanımız hep kısıtlı... Bu yüzden de, sınırlı olan bu süreyi en verimli şekilde değerlendirmek büyük önem taşıyor. O seyahat için yapmayı planladığımız şeylerin önüne çıkan her engel ise sinirlerimizi bozup, güzel bir seyahati bir anda kabusa dönüştürebiliyor.
Seyahatlerimiz esnasında yaşayacağımız sağlık problemleri en korkutucu engellerden biri... Düşünün; çok önemli bir toplantıya katılmak için binlerce, belki onbinlerce kilometre yolculuk yapıyorsunuz, o toplantıda bulunmak tüm kariyeriniz için bir dönüm noktası olacak ve bunun için hatırı sayılır bir masraftan da kaçınmıyorsunuz ve sonuçta gezinizi otelinizin odasında, daha da kötüsü hastanede tamamlıyorsunuz. Bu, hiç kimsenin yaşamayı arzulayacağı bir senaryo olmasa gerek!..
Tabii ki, çıkacağınız seyahatler öncesi alacağınız bilinçli önlemlerle bu riski en alt düzeye indirmek mümkün. Özellikle çok sık seyahat etmek zorunda olan iş adamları için hayati önemdeki sağlık problemleriyle karşılaşmamak ya da çıkabilecek problemlere hazırlıklı olabilmek açısından bu konuyu detaylarıyla incelemekte yarar var:

Yolculuk Öncesi Plan

Yolculuğa başlamadan önce sağlıklı olduğunuzdan emin olun. Eğer uzun bir yolculuğa çıkıyorsanız dişlerinizin de sağlıklı olduğundan emin olmanız çok önemli. Gözlük veya kontakt lens  kullanıyorsanız yanınızda yedeğini bulundurmayı sakın unutmayın ve reçetenizi de mutlaka yanınıza alın.
Eğer özel bir tedavi görüyorsanız, gittiğiniz yerlerde bulamayacağınızı göz önüne alarak, kullandığınız ilaçlardan yanınızda yeterince bulundurmayı ihmal etmeyin. Reçetenizi ve kullandığınız ilaçların prospektüslerini de yanınızda bulundurmanız akıllıca olacak. Prospektüs, ilacınızın gittiğiniz yerde bulunamaması durumunda, ilacınızın yerini kolayca alabilmesini sağlayacak başka bir ilacı alabilmek için -eğer varsa ve gerekiyorsa!..- gerekli olabilir. Reçete ise  ilaçlarınızı sağlık problemlerinizden dolayı yasal olarak taşıdığınızı kanıtlamak için ve bittiğinde kolayca temin edebilmek için gerekli. 

Sağlık Sigortosı

Seyahat sigortası yaptırmak, hırsızlık, kayıp eşya ve sağlık problemlerini karşılaması açısından çok akıllıca bir davranış... Seyahat acentenizin de önereceği gibi, çok çeşitli ve geniş kapsamlı sigorta poliçeleri bulunuyor. Sigorta firmaları, yüksek ya da düşük sağlık gider seçenekli poliçeler sunuyorlar, bunlardan kendiniz için uygun olduğunu düşündüğünüz birini seçmek mümkün. 
Bazı sigorta poliçeleri tehlikeli olarak nitelendirdiği aktiviteleri (dalış, motosiklet ve hatta bazen trekking) özellikle anlaşma dışında tutuyorlar. Eğer seyahat ajandanızda bu aktiviteler yer alıyorsa, bu türdeki poliçeleri göz önüne almamanız gerekiyor.
Herhangi bir sağlık problemi masrafını peşin olarak ödeyip daha sonra bunu sigortadan talep etmek yerine, doktorlara ya da hastaneye direkt ödeme yapan bir sigorta şirketini tercih etmek de elinizde. Eğer daha sonra talepte bulunacağınız bir anlaşma yaptıysanız gereken tüm belgelerinizin elinizde olduğundan emin olun. 
Sigorta şirketinizin ambulans ve acil uçuş masraflarını kapsayıp kapsamadığını kontrol etmeyi de sakın unutmayın.

Sağlık Çantası
Küçük, kullanışlı bir “sağlık çantası”nı yanınızda bulundurmanızı tavsiye ediyoruz. Çantada bulunması gerekenler:
       • Aspirin veya paracetamol (Amerika’da acetaminophen) ağrı ve ateşlenmeler için.
       • Antihistaminler (örn:Benadryl) Soğuk algınlıkları ve alerjiyi, sinek veya arı ısırıklarının neden olduğu kaşıntıları geçiren ve bazı felç hastalıklarını önlemeye yardımcı olan ilaçlardır. Eczanelerde çeşitli antihistaminler bulunur, ama yan etkileri vardır. ( örn; ilacın uyku hali yaratması gibi). Bu durumda, almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışmanız en iyisi... Antihistaminler yatıştırıcı özelliğe de sahiptirler ve alkolle kullanıldığında yan etkiler gösterebilirler, bu nedenle kullanılırken dikkatli olunması gerektiğini unutmayın.
        • Antibiyotikler – Sürekli seyahat ediyorsanız yanınızda bulundurmanız çok faydalı, ama bu ilaçlar size doktor tarafından verilmeli ve reçetesini yanınızda taşımalısınız.
        • Lopedramide (örn: Imodium) veya ishal için Lomotil; mide bulantısı ve kusma için prochlorperazine (örn: Stemetil) veya metaclopramide (örn: Maxalon).
        • Rehydration karışımı – Şiddetli ishal tehlikeleri için; bu özellikle çocuklarla seyahat ederken çok önemli.
         • Povidone – iodine gibi antiseptikler (örn: Betadine) – Kesikler ve sıyrıklar için.
         • Multivitaminler – Özellikle uzun yolculuklarda günlük besinlerden alınan vitamin yetersiz kaldığında çok gereklidir.
         • Calamine losyonu veya aliminyum sulphate spreyi (örn: Stingose sprey) – Sinek ısırıkları ve arı sokmalarına karşı kullanabilirsiniz.
         • Bandajlar ve yara bantları – Küçük yaralanmalar için çok gereklidir.
         • Makas, cımbız, derece (Civalı derecelerin havayollarınca yasaklandığını unutmayın)
         • Haşere kovucu, dudak kremi, nemlendirici krem, su arındırma tabletleri.
         • Soğuk algınlığı ve grip tabletleri ve boğaz pastili. Pseudoephedrine hydrochloride(örn: Sudafed) – Grip hastası olan kişinin uçuş sırasında kulaklarının zarar görmemesi açısından yararlıdır.
         • Her ihtimale karşı gittiğiniz ülkede tıbbi hijyen problemleri yaşanıyorsa ve iğne olmanız ihtimali göz önünde bulundurularak birkaç adet şırınga ve iğne yanınıza almalısınız.

Doktorunuzdan bu ilaçların neden verildiğini açıklayan bir not yazmasını rica edin.

Aşı
Genellikle gelişmiş  ülkelere giderken, aşı olarak bağışıklık sistemini güçlendirmeye gerek duyulmaz ama farklı yaşam koşullarındaki ülkelere giderken dikkatli davranmanın önemi artar. Özellikle çocuk ve hamile yolcular için hastalık kapmanın çok daha riskli olduğunu unutmamak gerekir.
Yolculuğa çıkmadan önce aşılarınızı olmak için zaman ayırın: Bazı aşılar ilk iğneden sonra yan etkilere karşı tedavi gerektirebilir ve yine bazı aşılar birlikte kullanılmamalıdır. Sağlıkla ilgili tedavi seçeneklerini yolculuğa çıkmadan en az 6 hafta önce araştırmaya başlamanız önerilmektedir.
Doktorunuz ya da Sağlık Bakanlığı tarafından uygun bulunan ve yaptırdığınız bütün aşıları bir “Uluslararası Sağlık Sertifikası”na kaydedin.
Bunların yanında, ihtiyaçlarınızı doktorunuza danışın, olmanız gereken aşılar aşağıdaki hastalıkları kapsamalı unutmayın:
Kolera
Zayıf bir koruma sağlamasına rağmen, kolera aşısı olmak (özellikle Afrika yolcuları için) akıllıca bir hareket olur. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ve ülkelerin sağlık kuruluşları kolera aşısının sağlık için şart olduğunu belirtmelerine karşın, seyahat eden yolculardan aşı sertifikası isteyen görevli sayısı oldukça az. Afrika’da seyahate aşırı meraklı bazı insanlar, aşı olmadan sağlık merkezlerinden ya da doktordan sertifika alabiliyorlar.
Hepatit A
Sizi haftalarca yatağa bağlayan, özellikle yolculuklarda ortaya çıkan ishalden sonra gelen, en bilinen hastalıktır. Havrix, yapıldıktan sonra uzun yıllar (en az 10 yıl) koruma sağlayan bir aşıdır. Aşı yapıldıktan sonra 6 aydan 12 aya kadar olan sürede gözetim altında bulunmak gerekir. Gamma globulin bir aşı değil, kandan elde edilen bir koruyucudur. Yolculuğa çıkmadan kısa bir süre önce uygulanmalıdır çünkü verilen doza bağlı olarak 2 ay ile 6 ay arasında koruma sağlar
.Hepatit B
Bu hastalık kan ya da seks yoluyla bulaşır. Bu hastalığı taşıyan birçok insanın olduğu, kan naklinin uygunsuzluğunun saklandığı veya seksüel ilişkinin mümkün olabileceği yerlere seyahate gitmeyi düşünen kişiler Hepatit B aşısını göz önünde bulundurmalıdır. Bu aşı 3 iğneden oluşur, en çabuk şekilde 3 haftada tamamlanır ve 12 ay gözetim süresi vardır.
Japon B Encephalitis
>Sivrisineklerin bulaştırdığı bu hastalık seyahat eden yolcular için çok fazla riskli değildir. Asya’da görülen bir hastalıktır. Eğer bu hastalık riskinin olduğu yerde bir ay  ya da daha uzun kalmayı düşünüyorsanız veya gideceğiniz zaman salgın hastalığın olduğu zamana  denk geliyorsa aşı olmayı düşünmelisiniz. 30 günde 3 iğneyi kapsayan bir aşıdır. Bu aşı çok pahalıdır ve ciddi alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Bu nedenle bu aşıyı olmaya karar vermek için bu hastalığa yakalanma riski önemle dikkate alınmalıdır.
Meninogococcal Meningitis
Sağlıklı insanlar soğuk algınlığı gibi bulaşan bu hastalığa yakalanıyor ve birkaç saat içinde ölüyorlar. Bu hastalığın birçok taşıyıcısı olduğu gibi Asya, Afrika, Hindistan ve Güney Amerika’nın belirli bölgelerine yolculuk edecek olanlar için bu aşı önerilir. Bu aşı aynı zamanda Suudi Arabistan’ın girişinde tüm Hac yolcularına da uygulanmalıdır. Sadece bir tek iğne ile 3 yıllık iyi bir koruma sağlanabilmektedir. 2 yaşın altındaki çocuklara uygulanmamalıdır çünkü onların bağışıklıkları bu aşı sonrası da gerekli tepkiyi vermez. 
Çocuk Felci
Çocuk felci ciddi ve kolay bulaşan bir hastalıktır ve hala birçok gelişmiş ülkede yaygındır. Herkes gününde bu aşıyı olmalıdır. Her on yılda bir bağışıklığın devam etmesi için aşıyı yenilemek gerekmektedir.
Kuduz
Kuduzun görüldüğü ülkelerde bir aydan fazla kalacak olanlara; özellikle motosikletçilere, hayvancılıkla veya mağaracılıkla uğraşanlara, yabancı yerlere sık seyahat eden insanlara ya da hiç ısırılma raporu olmayan çocuklara bu aşının yapılması gereklidir. Seyahat öncesi kuduz aşısının 21 ile 28 gün arasında 3 aşaması vardır. Bu aşıyı olmuş birisi bir hayvan tarafından ısırılır ya da hafif yara alırsa aşının iki adet gözetim iğnesi yapılmalıdır. Aşı olmamış insanlarda ise bu sayı yükselir.
Tetanoz & Difteri
Tetanoz ve difteri öldürücü özelliğe sahip hastalıklardır. Herkes bu aşıları olmalıdır. İlk 3 aşılık period sonrası 10 yılda bir kontrol aşısı olunmalıdır.
Tüberküloz
Seyahat edenler için çok düşük riskli bir hastalıktır. Asya, Afrika, Amerika’nın bazı kesimleri ve Pasifik’in bazı riskli bölgelerinde yerli insanlarla iç içe yaşayan insanlar için belki daha risklidir. Sağlıklı yetişkinler hastalığın belirtilerini göstermiyorlar başlangıçta ve bu nedenle seyahat öncesinde ve sonrasında deri testi yaptırarak hastalığın olup olmadığını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bu bölgelerde 3 ay ya da daha fazla yaşayan çocuklara bu aşı yapılmalıdır.
Tifo
Hijyenin olmadığı yerlerde bu yaptırılması gereken çok önemli bir aşıdır. Bu ilaç hem iğne hem de ağızdan alınan hap şeklinde kullanılabilir.
Sarılık
Sarılık aşısı günümüzde birçok ülke girişinde yasal ihtiyaç olarak görülen tek aşıdır. Sadece; sarılığın bulaşıcı olduğu bir bölgeden geliniyorsa uygulanması zorunludur ve hastalığın yaygın olduğu Afrika ve Güney Amerika gibi bölgelerde tavsiye edilir. Koruma özelliğini 10 yıl boyunca korur. Bu aşıyı olmak için özel sarılık aşısı yapılan merkezlere gitmek gerekir. Hamilelik sırasında bu aşı risk teşkil edebilir ama eğer hastalık riskinin yüksek olduğu bir yere gitmek zorundaysanız bu aşıyı olmanız tavsiye edilir. Yumurtaya alerjisi olan insanlar bu aşıyı kesinlikle olamazlar. Böyle durumları doktorunuza danışmalısınız.
Sıtma
Sıtma hastalığının ilaçları bu hastalığı engellemiyor sadece sıtma hastalığına neden olan mikropların çoğalmasını durduruyor ve hastalığın ilerleyip öldürücü boyuta gelmesini engelliyor. Sıtma hastalığının sivrisineklerden bulaştığı ve bu nedenle seyahat edilecek yer hakkında bilgi edinilmesi gerektiği unutulmamalı.
Kullanılacak olan ilacın etkileri sizin daha önceleri çocukken, yetişkinken ya da hamileyken geçirdiğiniz hastalıklara bağlıdır. Sıtma hastalığının büyük risk oluşturduğu bilinen bölgelere gidecek olan yolcular, hastalığın belirmesi ihtimaline karşılık yanlarında yeterli dozda ilaç bulundurmalıdır.

Sağlıklı Kalmak İçin
Seyahatler esnasında yiyecek içeceklere dikkat etmek, en önemli kural. Mide bozulması seyahatlerde en çok rastlanılan sağlık problem olarak karşımıza çıkıyor. (İki haftalık seyahate çıkan insanların deneyimlerine göre  %30 ile %50 arasında bu problemle karşılaşılıyor.) Ama bu tip problemlerin büyük çoğunluğu hayati önem taşımıyor. Ayrıca mide bozulması riskini çok fazla kafanıza takmayın. Sonuçta yerel tatları denemenin, seyahatlerin en güzel yönlerinden biri olduğunu unutmayın. 

Su ve İçecekler
Birinci kural; şüphede kaldığınız suyu ve -içindeki buzu- içmeyiniz. Eğer suyun güvenilirliğinden şüpheniz varsa her zaman en kötüsünü düşünün. Bazı yerlerde şişelere musluk suyu doldurulabilir; kapağı ilk sizin açtığınızdan emin olun. Saygın markaların şişe suları ve diğer içecekleri genelde güvenlidir. İçine su karıştırılmış olabileceğinden, açık meyve sularına da dikkat edin. Pastorize olmayan süt, şüphe uyandıran içecekler grubuna girer. Kaynatılmış süt –hijyenik bir ortamda bulunduruluyorsa- sağlıklıdır ve yoğurt her zaman yemek için uygundur. Çay ve kahve kaynatıldığı sürece içilebilir. Dişlerinizi fırçalarken de, musluk suyu yerine arıtılmış su kullanmayı tercih edin.

Suyun Arıtılması
Suyu arıtmanın en basit yolu kaynatmaktır. 5 dakikalık etkin bir kaynatma yeterlidir, daha düşük sıcaklıklarda mikropların tamamı ölmeyebilir.
Basit su filtreleri, tehlikeli organizmaların tamamını yok edemez, eğer suyu kaynatmazsanız risklidir, bunu aklınızdan çıkarmayın.
Bunların yanı sıra, klor tabletleri birçok hastalık mikrobunu öldürür, ama öldüremediği birkaç mikrop vardır.
İyot, suyu arıtmada çok etkilidir ve tablet olarak bulunur. Ama fazlası zararlıdır ve gereğince hazırlanmalıdır. Eğer iyot tableti bulamazsanız, %2’lik tentürdiyot  kullanabilirsiniz. 1 litre suya 4 damla tentürdiyot istenilen sonucu verir. 20 – 30 dakika bekledikten sonra su içilmeye hazır hale gelir. 

Yemek
Eskiler der ki; “Eğer pişirebiliyorsan, kaynatabiliyorsan veya kabuğunu soyabiliyorsan her şeyi yiyebilirsin, yoksa unut gitsin!..”
Bu söz dikkate alındığında şunlara dikkat etmek gerekiyor:
Salata ve meyveler arıtılmış suyla yıkanmalı veya mümkünse kabukları soyulmalı. Tanınmış markalı bir dondurma yenebilir, ancak geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde, sokak satıcılarından alınan dondurmalara karşı dikkatli olun. Genellikle pişirilmiş yemek en sağlıklısı ama soğumaya bırakıldığında veya tekrar ısıtıldığında değil. Kabuklu deniz hayvanlarından (örn. midye, istiridye, deniz tarağı) ve az pişirilen etlerden uzak durmak gerekir. Kabuklu deniz hayvanlarının buharda pişirilmeleri, güvenilir bir şekilde yenmelerini sağlayan bir yol değildir.
Eğer yemek yemeyi düşündüğünüz yer, temiz ve iyi işleyen bir yer gibi görünüyorsa, yiyeceğiniz yemek de büyük bir ihtimalle sağlıklıdır. Genellikle, yerli ve yabancı müşteriyle dolu ve sürekli sirkülasyonu olan restoranlar tercih edilmelidir, boş restoranlar kafada soru işareti yaratırlar.

Beslenme
Yorucu ve yoğun bir seyahat programınız varsa, günlük koşuşturmacalar içinde öğünleri atlıyorsanız, genellikle besin değeri yüksek olmayan yiyeceklerle besleniyorsanız ve/veya iştahınızı kaybettiyseniz; bir süre sonra sağlığınızın bozulmaya başlayacağını ve güçten düşüp, kilo kaybedeceğinizi söylemek için doktor olmak gerekmez. 
Unutmayın, sağlığınızı korumak için vücudunuza gerekli olan besinleri almanız şart. Yumurta, tofu, fasulye, mercimek, fındık ve fıstık protein alabileceğiniz en sağlıklı yiyeceklerdir. Kabuğunu soyabildiğiniz muz, portakal, mandalina gibi meyveler ise vitamin depolamak için çok faydalıdır. Bol bol pirinç, tahıl ve ekmek yemeye özen gösterin. Pişirilmiş yemek güvenlidir ama, fazla pişirilen yemeğin besin değerini kaybettiğini unutmayın. Eğer dengesiz veya yetersiz besleniyorsanız, demir ve vitamin hapları almanız doğru olacaktır. Sıcak iklimlerde yeteri kadar su içtiğinizden emin olmanız da çok önemli. Su içmek için susayana kadar beklemeyin. Tuvaletinizin gelmemesi ya da çok koyu sarı idrar tehlike işaretidir. Uzun yolculuklarda yanınızda her zaman bir şişe su taşıyın. Aşırı terleme çok tuz kaybına yol açar ve bu nedenle kramplar olabilir. Tuz tabletleri vücudun tuz gereksinimini karşılamak için çok iyi bir fikir değildir, tuzun fazla kullanılmadığı yemeklere biraz tuz ilave etmek yeterli olur. 

Hastalıklar ve Kazalar
Umarız hiç bu tip sorunlarla hiç karşılaşmazsınız. Ama bu olasılıkları bilmekte de fayda var... Seyahat esnasında karşılaşılabilecek potansiyel sağlık problemlerini birkaç bölüm içinde değerlendirebiliriz:
Öncelikle yüksek sıcaklık, basınç veya hareketin neden olduğu problemlerden söz edebiliriz. Daha sonra yetersiz sağlık şartları, böcek ısırmaları, arı sokması veya insan-hayvan ilişkilerinden kaynaklanan rahatsızlıklar vardır. Basit kesikler  ve küçük yaralanmalar da problem yaratabilir elbette.
Özellikle küçük problemlerde kendi kendimize teşhis koyup, tedavi uygularız genelde. Ancak bu riskli olabilir, bir uzmana başvurmak her zaman daha doğru olur. Bir ilaç kullanmak gerektiğinde de uzman tavsiyesi şarttır. Elçilik ve konsolosluklar tavsiye için başvurulabilecek en iyi yerlerdir. 5 yıldızlı otellerden de yardım alınabilir, ancak büyük bir ihtimalle sizi 5 yıldızlı fiyatları olan bir doktora göndereceklerdir. (Bu noktada sağlık sigortaları gerçekten işe yarar!..) Bazı geri kalmış yörelerde sağlıkla ilgili konularda seviye o kadar düşüktür ki, önemli rahatsızlıklarda bir uçağa atlayıp tedavi için başka bir yere gitmek daha akıllıca olur.
Güneş çarpması ve yanığı, isilik, aşırı yorgunluk, yüksek ateş, mide bulantısı, mantar enfeksiyonları, kramp, jet lag gibi rahatsızlıklar; kolera, diare, difteri, hepatit A ve hepatit B, HIV / Aids, frengi, belsoğukluğu, bağırsak kurdu, malarya, menenjit, kuduz, tetanos, tüberküloz, sıtma, tifüs, sarılık gibi hastalıklar; kesikler, küçük yaralanmalar, arı, akrep, yılan, sinek, denizanası, tahtakurusu, sülük ve kene gibi böcek ve hayvanların neden olduğu sokma ve ısırıklar seyahatler esnasında dikkat edilmesi gereken sağlık problemlerinden ilk akla gelenlerdir.

Kadın Sağlığı
Jinekolojik Problemler
Vajinal problemlerin en büyük sebebi, seks yoluyla bulaşan hastalıklar olarak karşımıza çıkar. Bu hastalıklar; koku salgılanması, cinsel ilişki sırasında duyulan acı, tuvalet yaparken duyulan yanma gibi belirtiler gösterir. Bu hastalıklar, partnerleri de tehdit eder. Hemen tedavi yoluna gidilmelidir. Ayrıca; HIV, Hepatit B gibi hastalıkların da cinsel ilişki yoluyla bulaşabildikleri unutulmamalıdır. Risk taşıyan ilişkilerden uzak durmanın yanında, ilişki sırasında prezervatif kullanmak en iyi korunma yoludur. 
Antibiyotik kullanımı, sentetik iç çamaşırları, aşırı terleme ve doğum kontrol hapları özellikle sıcak iklimlerde seyahat ederken vajinal mantar enfeksiyonlarına sebep olabilirler. Enfeksiyonlardan korunmak ve iyi bir hijyen sağlamak için rahat, uygun kıyafetler ve pamuklu iç çamaşırları kullanmakta fayda vardır. 
M
antar enfeksiyonları hızlı yayılır, kaşıntılı ve akıntılıdır; sirke, limon suyu veya yoğurt ilk tedavi için önerilebilir. Mutlaka ilaç tedavisi yapılmalıdır.

Hamilelik
Hamilelik esnasında bazı yörelere seyahat edilmesi risklidir. Çünkü, sarılık aşısında olduğu gibi, bazı önemli hastalıkların aşıları hamile kadınlara  yapılamaz. Ayrıca sıtma gibi bazı hastalıklar hamile kadınlar için çok daha tehlikelidir ve anne karnındaki bebek için de büyük risk yaratırlar. 
Hamile kadınların düşük yapmaları çoğunlukla hamileliğin ilk ayında gerçekleşmektedir. Düşük, seyrek görülen bir olay değildir ve şiddetli kanamalara yol açar. Hamileliğin son üç ayı da iyi bir sağlık kontrolü altında geçirilmelidir. 24 haftadan önce doğan bebek sadece iyi ve modern bir hastanede yaşama şansına sahip olabilir. Hamile kadınlar, gereksiz ilaç tedavilerinden ve aşılardan uzak durmalıdırlar. Hamileler, hastalıklardan korunmak için iyi bir diet ve beslenme programı uygulamalı, özellikle alkol ve sigaradan uzak durmalıdır.
 
 

+++++