Yeryüzündeki
çok az sayıda hasat, bağ üzümü -Vitis vinifera- kadar değişik
tadları içinde barındırabilir. Burada değişken tadlar derken
bahsedilen ürün şaraptır ve değişkenliğini yakalamak ve
anlamak onu sadece bir içecek olarak görmekle mümkün değildir.
şarabın damakta bıraktığı tad ve verdiği zevk, sadece farklı
kıtalarda üretilen şaraplara has değildir. Bazen komşu iki
bağın şarapları o kadar farklı olur ki, şaraplardan biri
şatafatlı Grand Cru adını kazanırken diğeri basit bir Appellation
Communale adıyla yetinmek zorunda kalır. Bu farklılıkların
yaratıcısı sadece coğrafi ve iklimsel şartlardır demek,
yüzyılların ve kuşakların tecrübesi ve sabrıyla şarabı üreten
ve ona hayat veren insanlara haksızlık olur. Yine de şarabı
sadece insan faktörüyle açıklamak da yanlıştır. şarabı anlamak
için insanlar, doğa ve toprak arasındaki tarihten gelen
karmaşık ilişkiyi değerlendirmek gerekir. Bu ilişki o kadar
derin ve o kadar sağlamdır ki aslında sadece bir içecek
olan şaraba bir kültür ve ruh katmıştır.
Şarap, kökleri
toprakta olan ama ruhunu dışarıda kazanan bir yaşamdır.
Yüzlerce yıllık sabrın, olgunluğun ve tecrübenin getirdikleri
onda, daha topraktayken vardır. şarap binlerce yıllık varlığıyla
tarihe şahitlik etmiş, kimi zaman para yerine kullanılmış,
ekonominin malzemesi olmuş ama gururunu ve kendine haslığını
hiç bir zaman kaybetmemiştir. şarabı özel yapan, aynı yerde
yetişen üzümlerden kimi zaman dik başlı ve sert, kimi zaman
yumuşak ve sakin ortaya çıkmasıdır. şaraba hükmetmek imkansızdır
çünkü aslında o topraktır, yaşamıştır ve insanların tek
yapabileceği onun yanında, onun kurallarıyla oynamaktır.
Şarap insanoğlu
için başlangıçtan itibaren bir zevk kaynağı olmuştur ve
insanlığın ilk ürettiği maddelerden biridir. şarabı ilk
kimin yaptığı veya onun zevkine ilk kimin vardığı kimse
tarafından bilinmemektedir fakat bilinen bir şey varsa o
da daha önce de söylendiği gibi şarabın insanlık tarihi
için yadsınamayacak bir önemi olduğudur. şarap, tarih boyunca
çeşitli roller oynamıştır. Dini törenlerin bir parçası olmuş,
ilaç ve antiseptik olarak kullanılmış, suyu arılaştırmış,
yemekleri ziyafetlere dönüştürmüş ve insanların rahatlatıcı
ve cesur dostu olmuştur.
İnsanlık
için bu kadar önemli olan ve eğilmeyen şarap aslında nedir?
En basit terimlerle şarap doğal yollardan fermantasyona
uğramış taze meyvelerin oluşturduğu alkollü bir içecektir.
Fakat şarabı sadece böyle değerlendirmek ona büyük bir haksızlık
olur. şarap, topraktan koparılıp içildiği güne kadar yaşayan
ve kendine bir ruh geliştiren bir içecektir.
Bugün şarap
üretimi hakkında geçmişe oranla daha çok şey biliniyor.
En kaliteli üzümlerin şaraba dönüştürülmesi eskiye oranla
daha başarılı yapılabiliyor. Hatta modern çağlarla birlikte
şarabın değerinin öğrenildiği, belki de yeniden keşfedildiği
söylenebilir. Louis Pasteur'ün yıllar önce "şarap bütün
içeceklerin en sağlıklı ve temizidir" lafının doğruluğunu
yeni yeni anladığımız bir gerçektir.
İnsanoğlu,
ilk insanların ve bir çok uygarlığın zevk kaynağı olan şarabı
yeniden keşfetmektedir. Bunu yaparken Aristo'nun "Bana
beynimi ıslatmak için bir kadeh şarap getirin" lafını
anımsayan çok azdır fakat, çoğu şarap tutkunu hiç kuşkusuz
bu lafın doğruluğunu yaşamaktadır. şarabı daha iyi tanımak,
ondan daha fazla zevk alınmasını sağlayacaktır.
Şarabı anlamak
için ilk önce onun üretiminde insanların rolünün aslında
ne kadar az olduğunu bilmek gerekir. İnsan faktörü şarabı
saklarken önemlidir çünkü doğa zaten şarabı üretecektir.
İnsanların şarabın kurallarına uyması gerektiğini daha önce
söylemiştik, bu kuralların en önemlileri ona bir mahzen
hazırlarken ortaya çıkar. Mahzenler, en basit tanımlarıyla
şarapların rahatsız edilmeden olgunlaşmaları için kurulmuş
odalardır. Mahzenlerde sıralı dizilmiş tozlu şişeler, sabır
dolu bir yavaşlıkla karanlık, serin ve nemli havayı solurlar.
Mum ışığında aydınlatılan antik Bordeaux şarapları, California
cabernetler ve koyulaşmış Porto şarapları demir kapılar
arkasında beklemektedirler. Mahzen şarabın hayatında önemli
bir yer tutar ve özenle hazırlanmalıdır.
Unutulmamalıdır
ki şarap canlıdır. Çevresine olumlu veya olumsuz tepki verir.
Ona nasıl davranıldığı, yıllanma hızını ve sonuçta nasıl
olacağını belirleyecektir. şarap temiz, karanlık ve kuytu
yerlerde sabit ısılarda ve iyi bir havalandırmayla saklanmalıdır.
Bir mahzende önemle üzerinde durulması gereken faktörleri
ısı, nem, karanlık, sakinlik, temizlik, havalandırma ve
şişenin saklanma açışı olarak sıralayabiliriz.
ISI,
şarabın saklanması sırasında en önemli faktördür. şarapların
saklanması için ideal sıcaklık 10-12 °C derece arasındadır;
fakat 5-18 °C arasındaki her sıcaklık uygun olacaktır. Saklanma
ve yıllanma aşamasında sıcaklığın derecesinden daha önemli
olan konu, ısının sabit olmasıdır. Yaz ve kış ayları arasında
yavaşça değişen 2-3 C derecelik farklar şarabı çok fazla
etkilemeyecektir fakat sık sık oynayan ısı, şarabı bozacak
ve olgunlaşmadan yıllanmasına neden olacaktır. Bu da zaman
içinde şarabın mantarı eritmesine, tortu oluşturmasına ve
sirkeleşmesine neden olacaktır. Çok yüksek ısılarda saklanan
şaraplar daha hızlı yıllanacaklardır. Teoride, 17°C derecede
saklanan bir şarap 10°C derecede saklanan bir şarabın iki
katı hızla yıllanacaktır. 12°C derecede şarapların yıllanma
hızı o kadar yavaş ve mükemmel olacaktır ki o şişenin bozulması
imkansızdır. şarapları soğukta saklamanın sıcakta saklamaktan
daha iyi olduğunu söylemek doğru olmaz, fakat uygun ısıyı
bulmanın ve yıllanırken olgunlaşmanın önemi de şarap saklarken
unutulmamalıdır.
NEM,
mahzendeki şarabın hayatında ısıdan sonra gelir. Nemin asıl
yararı mantarların ıslak kalmasını sağlamak ve böylece şişeye
hava girmesini önlemektir. Bir mahzen, % 50-80 oranında
nemli olmalıdır. Bu miktarlar arasındaki herhangi bir nem
oranında şaraplar saklanabilir fakat genellikle %70 tercih
edilir. Fazla nem miktarı şarabı bozmayacaktır, sadece şişenin
etiketinin eskimesine yol açacaktır. Nem miktarı gerekenden
az olursa, şarabın mantarı küçülecek, şişenin içine hava
girecek ve şarap sirkeleşecektir. Bu nedenle nem miktarına
dikkat edilmelidir.
IŞIK,
şarabın olgunlaşmadan yıllanmasına neden olacaktır. Işıktan
ilk etkilenecek şişeler açık renk olanlardır, fakat koyu
renk şişeler de ultraviyole ışıktan etkileneceklerdir. UItraviyole
ışınlar şarabın tadının değişmesine ve aromasının acılaşmasına
neden olabilirler. Mahzenlerde loş ışıklar kullanılmalıdır.
Bu, şarabın kendi halinde, rahatsız olmadan yıllanması için
gereklidir. SAKİN ortamlarda şarap, kendini bulmak için
dinlenir. Bu, şarap için çok önemli bir dönemdir. Titreşimler
şarabın rahatını bozacaktır. Titreşime maruz kalan şarapların
tam anlamıyla olgunlaşmadıkları hatta bozuldukları görülmüştür.
şarap bir kere yerine yatırıldıktan sonra içileceği vakte
kadar kımıldamak istemez.
TEMİZLİK
ve HAVALANDIRMA şarap açışından önemli diğer
konulardır. Daha önce de belirtildiği gibi şarap mahzende
dinlenirken nefes alır. Çevresindeki havadan kendisine bir
şeyler katar. Eğer mahzen kokulu olursa bu koku şaraba sinecektir.
Bu sorunun çözümü havalandırmadır. Ayrıca mahzenlerin temiz
tutulmaları da gerekir çünkü pis olan ortamlarda mantarlarda
zararlı böceklerin oluşma şansı çok fazladır. Mahzenlerde
koku yapacak veya böcek çekecek hiç bir şey bulundurulmamalıdır.
SAKLAMA
AÇISI, şaraplar için önemli olan bir diğer konudur.
şaraplar yatay saklanmalıdır çünkü bu şekilde şarap mantarla
temas halinde olacak, mantarı ıslak tutacak ve şişenin içine
hava girmesi önlenecektir. Ayrıca şarabı etiketi üste gelecek
şekilde saklamak iyi bir fikir olabilir çünkü böylelikle
üretim tarihi kolayca görülecektir. şarapları saklamak hakkında
bu kadar bilgiden sonra servis hakkında da birkaç noktaya
değinmek gerekiyor. Sıcak yüzünden bozulan şarap miktarı
soğuk yüzünden bozulanlara oranla daha fazladır. Sıcak şaraplarda
alkol tadı daha belirgin olacağı için, sıcak şarap içmek
pek fazla tat vermeyebilir. Buna karşılık soğuk ya da serin
şarapların içimi her zaman daha kolaydır. Bu yüzden kuşkuya
düşüldüğü zaman soğuk şarap tercih edilmesi daha mantıklı
olacaktır. Tabi ki bütün bu yazılanlar şarapların belirli
servis dereceleri olmadığı anlamına gelmez. Her şarabın
belirli bir servis derecesi vardır. Bu konuda aşağıdaki
gibi bir listeden yararlanılabilir:
65°F
/ 18°C : Avusturya Shiraz'ı, Kaliforniya Cabernet
Sauvignon'u, Ren Bölgesi şarapları ve Vintage Portoo.
63°F
/ 17°C : Bordeaux, Châeauneuf-du-Pape, Ribera
del Duero, Güney Afrika Pinotage'u ve Katalan, şili, ve
Avusturya Cabernetleri.
61°F
/ 16°C : Red Côte d'Or Burgvey, Güney Fransa
ve ‹talya Kırmızı şarapları, Rioja, Toro, Avusturya ve Kaliforniya
Pinot Noir'ları.
50°F
/ 15°C : Côte Chalonnaise, Douro kırmızı masa
şarapları, genç Zinfveel, Oregon Pinot Noir, Yeni Zellvea
Cabernet ve Pinot Noir'ları, Oloroso ve Cream şerileri.
57°F
/ 14°C : Chinon, Bourgueil, Kuzey İtalyan
ve Washington Cabernet Sauvignonları, Valpolicella, genç
Chianti.
54°
- 55°F / 12 - 13°C : Genç Beaujolais, kırmızı
Sancerre, Bardolino, Lago di Caldaro, genç Portekiz kırmızı
şarapları, vin de pays.
50°F
/ 10°C : Kaliforniya ve Avusturya Chardonnay,
Sauternler, Beyaz Côte d'Or Burgundy, tatlı Alman şarapları,
Ren ve Mosel Kabinett ve Spätlese, Tokay, Avusturya likörü
Muscat, ‹talyan Chardonnay, Beyaz Rioja, Fino ve Amontillado
şerileri, Sercial Maderia, Beyaz Porto.
48°F
/ 9°C : Beyaz Pessac-Léognan ve Graves, Kuzey-doğu
İtalyan beyaz şarapları, Washington Chardonnay, Şili Chardonnay,
Avusturya Semillon.
46°F
/ 8°C : Alsace, Chablis, Côte Chalonnaise
ve Mâconnais beyaz şarapları, sek Alman şarapları, Avusturya
Rieslingi, İngiliz şarapları, Cabernet ve grenache rosé.
45°F
/ 7°C : İyi şampanyalar ve köpüklü şaraplar,
Sancere, New York ve şili Sauvignon Blanc.
43°F
/ 6°C : Beyaz Bordeaux, Muscadet, Anjou, diğer
Sauvignonlar, Asti.
41°F
/ 5°C : Qba Alman şarapları, Soave, genç İspanyol
ve Portekiz beyaz şarapları, Vinho Verde, İsviçre Chasselasu,
Avusturya Grüner Veltliner.